KADINLARI KESİP BİÇMEK

South Korea's 'take off the corset' movement should inspire ...

 Sheila Jeffreys’in 2005 yılında yayımlanan Beauty and Misogyny (Güzellik ve Mizojini) isimli kitabı radikal feminist teorinin en önemli kitaplarından biri. Jeffreys bu benzersiz eserinde güzellik uğruna kadınların neler kaybettiğini, ataerkil kültürün güzellik dayatmasını, güzellik uygulamalarının sadist yönünü, kısaca ataerkinin “güzellik” kavramı ile kadınları nasıl güçsüzleştirdiğini inceliyor. Mutlaka okunup üzerinde düşünmesi gereken şok edici analizlerin bulunduğu bu kitabı okumamış kadınların çok şey kaybettiğini düşünüyorum. Kitap radikal feminizme ait çoğu eser ile aynı kaderi paylaşıyor ve maalesef böylesine önemli bir kitabın Türkçe baskısı bulunmuyor. Ben de kitabın sekizinci bölümünün çevirisini yaptım. Bunu yayınlama amacımın burada bahsedilen pratikleri uygulayan kadınları aşağılamak ya da bu uygulamaları yaparak ataerkiyi besledikleri için onları suçlamak olmadığını ancak dahil oldukları bazı şeyleri sorgulamaları için bir ilham yaratmak ve liberal feminizmin kadınların gönüllü olarak dahil olduğu ve ataerkinin ekmeğine yağ süren uygulamalar hakkındaki “seçim”argümanının ne kadar yetersiz ve ataerkil dünyayı kavramaktan uzak olduğunu bir kez daha hatırlatmak olduğunun bilinmesini isterim. Yazı- özellikle beden modifikasyonundan bahsedildiği kısımlar- bazı kişiler için rahatsız edici içerik barındırabilir.

                         KADINLARI KESİP BİÇMEK

            Güzellik uygulamaları olarak başkası aracılığıyla kendi kendini sakatlama

Son dönemlerde kadınlardan ve kızlardan talep edilen güzellik uygulamaları bedeni gitgide daha fazla istila eden bir hal aldı. Bunlar kesme, kan dökme ve deri ile etin altına yabancı cisimler yerleştirme gerektiriyorlar. Dâhil olan şiddetin derecesi güzellik uygulamalarının feminist eleştirisinin şekillendiği 1960 ve 1970’lerden oldukça farklıdır. O zamanlar “güzelliğin” yaratılışı ekseriyetle bedenin yüzeyiyle sınırlıydı. Sözgelimi meme implantları, aradan geçen dönemde Amerikan kültüründeki güzellik uygulamalarının sosyal olarak kabul gören bir yönü haline gelmiştir (Haiken, 1997). Bu uygulama, kadın bedenlerinin sakatlanışının ciddi bir şeklidir. Buna rağmen bu erkek egemenliği altında istenilen güzellik kurallarına uyan ve dehşet uyandırmayan bir uygulamadır. Andrea Dworkin’in[i] dikkat çektiği gibi, güzellik uygulamaları sıklıkla kayda değer derecede acıya sebep olur ve kadınların “doğalarında bulunduğu” düşünülen mazoşizme dayandırılarak bunun acısını çekmesi beklenir. (Dworkin, 1974)

Öte yandan genç kadınların kendilerini kendi başlarınayken sakatladıkları güzellik kurallarına uymayan kendi kendini yaralama uygulamaları, endişe kaynağı ve sosyal açıdan istenmeyen bir durum olarak görülmektedir. (Favazza, 1996; Strong, 1998) Eskiden kadınların şiddet ve düşük sosyal statü sebebiyle odalarının mahremiyetinde yaptıkları özel kendi kendini sakatlama, 1990’larda bir kesme ve piercing endüstrisinin temeli ve Body Modification Ezine [ii]gibi web sitelerinde erkeklerin pornografik diyetinin temel taşı haline geldi. (Jeffreys, 2000) Bugün kesme ve piercing eğer stüdyolarda “sanatçılar” tarafından gerçekleştirilirse yeni günlük güzellik uygulamaları statüsünü elde etmiştir. Burada özel alanda kendi kendini sakatlama ve bugün güzellik endüstrisinin bir parçası olan bu sakatlamalar arasında bir bağlantı olduğunu ve bunların pornochic[iii] olduğunu iddia edeceğim. Tüm bu uygulamalar düşük sosyal statünün damgalanışıdır. Kadınlar ve eşcinsel erkekler gibi bazı ezilen gruplar özel ve kamusal alanda kendilerini estetik ameliyat gibi sosyal açıdan kabul gören ve branding[iv] gibi henüz kabul görmeyen yollarla kesiyorlar. Kadın ve gaylerden nefret eden toplumun hıncını vücutlarına kazıyorlar.

Yirminci yüzyılın sonlarında psikiyatristler ve psikoterapistler, batı toplumlarında kesme, piercing, yakma ve diğer şekillerde vücuda zarar verme davranışlarını içeren kendine zarar salgını olarak görünen şeyleri fark ettiler ve açıklamaya çalıştılar. (Favazza, 1996). Bu salgın, bununla açık bir şekilde bağlantılı olan yeme bozuklukları salgını gibi (Shaw, 2002), bilhassa genç kadınları etkiler. Bu feminist pratisyenler  ve yazarlar tarafından kadınların konumuyla çok açık bir şekilde bağlantılı görünen bir konu olarak analiz edilmiştir, ancak erkek yorumcular bu boyutu görmezden gelme eğilimindedir. (Strong, 1998). Feminist analiz, kendine zarar vermenin düşük sosyal statü ve çocukluk veya yetişkinlik döneminde fiziksel ve cinsel istismar deneyimleriyle bağlantılı olduğunu ileri sürer. Başka bir yerde kadınların ve bazı erkeklerin başkalarından kendi vücutlarını kesmelerini istemelerinin estetik cerrahi, transseksüel cerrahi, vücut bütünlüğüne ilişkin kimlik bozukluğu ve sadomazoşizmin diğer çeşitleri gibi kendi kendini sakatlama olarak algılanması kabul edilmesi gerektiğini iddia ettim. (Jeffreys, 2000). Aracı- mesela cerrah, piercing stüdyosundaki piercingçi, sadist  – kendi kendine zarar vermede kendine zarar verici kişinin yalnız başınayken aldığı yeri alır. Aracı sakatlamayı uygulamaktan mali fayda, cinsel heyecan ya da her ikisini birden elde eder. Kesilme çoğunlukla kadınlara yapılır, ancak bazı erkek kategorileri de kesilir ve bunlar bu kısımda dikkate alınacaktır. Bir aracı yoluyla kendi kendini sakatlama uygulamaları gittikçe daha da aşırı bir hale geldikçe, bunları politik analize konu etmek ve cerrahların bu tür kendi kendine zarar verme uygulamalarında yardımcılar ve suç ortakları olmalarını engellemek için sınırlarını nerede çizmeleri gerektiğini saptamak giderek daha da gerekli hale gelmektedir.

                 KENDİ KENDİNE ZARAR VERME

Kendi kendine zarar verme büyük çoğunlukla kızlara ve genç kadınlara ait bir davranıştır. (Shaw, 2002). Bunun en bilinen şekli, kolun önyüzünün tıraş bıçakları veya diğer kesici aletlerle kesilmesidir, ancak vücudun diğer bölgeleri de yaralanabilir. Bu çocukluk döneminde yaşanan istismar ile ilgilidir. Sarah Shaw’nun da dediği gibi “ Çocuklukta fiziksel ve cinsel istismar ve duygusal olarak ihmal edilme ile daha sonraki dönemde kendi kendine zarar verme davranışının gelişimi arasında bağ kuran bir sürü çalışma var” (Shaw, 2002, p. 193). Bu yaygın bir davranıştır. Marilee Strong ABD’de 2 milyon genç kadının düzenli olarak kendine zarar verdiğini tahmin ediyor.(Strong, 1998). Davranış genellikle özel olarak yapılır.

Kadınların kendilerine zarar vermelerinin feminist analizi bunun “ kadınların kendilerini geliştirmesi, iyileştirmesi ve ifade etmesi için yeterli fırsatlar sunmakta başarısız olan bir kültürde travma, ihlaller ve susturma” ile ilgili olan acı verici hisleri dindirme davranışı olduğunu iddia eder. (Shaw, 2002, p. 201). Kendini yaralayanların safına katılanların büyük bir çoğunluğunun kadın olması kendi kendini yaralamanın kadınların düşük statüsü ile ilgili olduğu izlenimini uyandırmaktadır. Sıklıkla istismardan sağ salim çıkabilmek için bu tekniği öğrenerek vücutlarından duygusal olarak ayrışırlar. Kendi kendine zarar verme kendi yarattıkları bariyerleri aşar ve “hissetmelerine” izin verir. Genç kadınlarda artmakta olan kendi kendini sakatlama sıklığı genç kızlarda artan zihinsel ve fiziksel sağlık sorunları durumuyla örtüşmektedir. Avustralya’da yapılmış bir çalışmanın [v]yazarları (Carr-Gregg et al., 2003) kızların esrar kullanımı, aşırı içki içme, sigara içme, güvensiz seks ve yeme bozuklukları formlarında  risk almalarının genç yaşlarda daha yaygın bir hale geldiğini söylüyor. Örneğin, 12-13 yaşlarındaki kızların yüzde 19’u haftada bir kez aşırı içki içiyor ve riskli davranışlar psikolojik sorunların semptomudur.

Sarah Shaw’nun da not ettiği gibi kadınların kendi kendini yaralaması sosyal endişeye neden olurken kadınların başkaları ya da kendileri tarafından moda ve güzellik normlarına uymak için bir bakıma aynı şeyi yapması buna neden olmuyor. Kendi kendini yaralama, kadınların bedenlerine, erkeklerin cinsel tatminleri için zorunlu olarak ihtiyaç duymadığı şekilde zarar verir ve hatta itici bulunabilir. Shaw kendine zarar veren kadınları, “kendi bedenlerini kontrol etmek ve kültürel normları çiğneyecek şekilde objeleştirmek” olarak görüyor. (Shaw, 2002, sayfa. 206). “Batı estetiğine hizmet etmeyecek bir şekilde kendi bedenlerini objeleştirmeleri ve mahvetmeleri kadınlar için kültürel olarak hoşgörülebilir değildir ” diyor.(p. 206). Kendi kendine zarar vermenin bazı feminist analizleri bu davranışı ataerkiye karşı olumlu bir karşı koyma biçimi olarak methetseler de Shaw böyle yapmıyor, “Sonuçta” diyor “kendi kendine zarar verme kadınların özgürlüğünü baltalar, olanaklarını sınırlar ve intihar girişimlerinin önünü açar” (2002, p. 209). 1990larda piercing, kesme ve dövme endüstrisi yoluyla kendi kendine zarar vermenin aracılar tarafından yapılması moda haline geldi. Batı dünyasındaki şehirlerde, faillere kar ettirmek için farklı formlarda kendi kendini yaralamaları vaat eden piercing stüdyoları kuruldu.  Stüdyolar ve bağımsız operatörler tarafından temin edilen göbek deliği piercinginden gövde boyunca şişleme gibi aşırılıklara kadar varan bu yaralama biçimleri eski reklamcılık çalışanı Kaliforniyalı Fakir Musafar [vi] tarafından uygulandı. (Musafar, 1996). Uygulamalar iki ana kaynaktan çıkmıştır punk modası ve eşcinsel erkek sadomazoşizmi. (Jeffreys, 2000) Ticarileşmiş kendi kendini yaralama bir zamanlar yandaşları tarafından tuhaf ve suç teşkil eden gay sadomazoşizmini yaygınlaştırır ve uygulamayı diğer sosyal gruplarda genişletir. Bir yazarın iddia ettiğine göre bu “sapkınlığın anakımlaştırılması”olarak görülür. (Leo, 1995). John Leo bunu su götürmez bir şekilde bildirir (p. 16): “ Batı Sahili’nin eşcinsel sadomazoşist kültüründe meme uçları ve cinsel organların piercingi doğdu”, bilhassa piercing dükkânı The Gauntlet tarafınan. The Gauntlet [vii]üç dükkândan oluşan bir zincirdi“Neredeyse Elizabteh Arden salonları kadar tartışmalıydı.” “Motorcu ve punk kültürü boyunca dolaşıyordu, diyor Leo, “piercing yavaş yavaş kanun kaçağı imajından kurtuldu ve müzik videoları, rock starları ve modeller tarafından kolay etkilenenlere kitlesel bir şekilde pazarlandı” (1995, p. 16). Başka bir yerde sadomazoşizmin queer kültüründeki saygınlığının politik olarak algılanması gerektiğini ve erkeklerin eşcinsellik yoluya dominant maskülen konumunun kaybedilişinin acısından kaynaklandığını iddia etmiştim. (Jeffreys, 2003)

Eşcinsel erkek moda tasarımcıları podyumlarına piercingli modeller yerleştirdiler ve gayliği sembolize eden bir uygulamayı sıradan genç kadınların ve bazı genç erkeklerin bedenlerine kazımaya yardımcı oldular. Uygulamalar New Age felsefesinde benimsendi, Afrikalı ve diğer batılı olmayan halkların uygulamalarının yansıması olarak “kabilesel” olduğu söylendi ve “modern primitifler” tarafından uygulamaya konuldu. (Camphausen, 1997) Rufus Camphausen [viii]“Kabileselin Dönüşü” isimli kitabından kısa ve öz bir şekilde felsefeyi özetliyor, “insan vücudunu süslemeye, güzelleştirmeye ve hatta değiştirmeye yönelik birçok çeşidi olan uygulamalar tüm dünyada ve her zaman bilinen ve uygulanan insan yaratıcılığının en eski ve en doğrudan ifadesidir ”  (1997, p. 1). Uygulamalar “top danslarında” aşırı derecede zarar verebilirler. Camphausen bunları şöyle anlatıyor: “ Son yıllarda, Amerika Birleşik Devletleri’nin farklı şehirlerinde düzenlenen “ top danslarına ” giderek daha fazla insan katıldı. Burada, Hint Thaipusam festivalleri [ix]geleneğinde, daha cüretkâr katılımcıların derilerine toplar taktırırlar ve sonra kendi ifadeleriyle “derileri yırtılana” kadar dans ederler. (1997, p. 89). Fanatikler acının “özgürleştirici” ve “dönüştürücü” olduğunu söylerler.

Buna karşın piercing ve dövmeye sahip olanların büyük bir kısmı kasıtlı olarak acının ve bedensel aşağılanmanın peşinde koşmak yerine sadece modaya uymuşlardır. Camphausen bu aracı tarafından kendi kendini sakatlama uygulamalarının sosyal onaylanma elde ettiğini iddia eder. “Bir zamanlar toplumun kenarındaki insanların alanında olan dövme, (ve bununla beraber piercing) yavaşça ruj ve yüz gerdirme kadar sosyal olarak kabul görür hale geldi” (1997, p. 2). 2001’de San Diego’da Adolesan Tıp Derneği’nin yıllık toplantısında konuşan bir konuşmacı “Punklar, gayler ve Gothlar ile başlayan şey şimdi trend ve moda oldu anaakım beden piercingini  amigo kızlarda, spor tutkunlarında, nerdlerde ve teknoloji meraklılarında-okul içinde ve dışında-görüyoruz” dedi. (Brunk, 2001, p. 29).

Avustralya’da yapılan bir çalışma[x], bu uygulamaların moda olduğu fikrini desteklemektedir. 14 yaşındaki kızların yüksek bir yüzdesinin piercinge sahip olduğunu bulmuştur. (Colman, 2001). %30unun kulak piercingi vardır ve %8inin vücudunun başka bölümleri piercinglidir. Yaklaşık 20 yaşında kadınların beşte birinin kulaklar haricinde vücudunda piercingi vardır. Beden piercingi daha genç erkeklerde daha az yaygındır, buna karşın sekiz genç erkekten yaklaşık birinin işleme katıldığını rapor etmiştir ve 40’lı yaşların sonlarında ve 50’li yaşların başında erkekler arasında vücut piercinginin yaygınlığının kadınlarınkinden fazla olması dikkate değerdir. Bu, yaşlı gay erkekler arasındaki popülaritesini yansıtabilir. Erkeklerden daha fazla sayıda genç kadın, %3e karşın %7sinin , anketten önceki 12 ay boyunca vücut piercingi yaptırdıklarını söyledi (Makkai and McAllister, 2001). Piercing sakatlanma yoluyla ne kadar sert ve maskülen olduklarını göstererek deniz kuvvetleri gibi mesleklere veya hapishane ortamında bir alt gruba girmeye talip olan heteroseksüel genç erkekler için çok farklı değerleri temsil etti. Çalışma beden dekorasyonunun “belirgin bir şekilde… enjekte edilen uyuşturucu kullanımı ile bağıntısı olduğunu” (Colman, 2001, p. 8), ve enjekte edilen uyuşturucu kullanıcılarının “genel nüfusa göre dokuz kat daha fazla vücutlarına piercing yaptırdıklarını” buldu. Bu herhangi bir türde kendine zarar verme davranışına kalkışanların muhtemelen bir başkasını da yapacaklarını gösterir.

Piercing ve dövme yapma medikal önlemler alınsa bile uygulamaları ciddi fiziksel zarara sebep olabilir. Bir dermatoloji profesörü “ Vücut piercingi ve branding en son moda” isimli yazısında “ sadece 10-15% (piercinglerin] enfekte oluyor “ diyor. (Donohue, 2000, p. 18) Problemlerin büyük bir bölümü Staphylococcus aureus [xi]ve Streptokoklardan kaynaklanmaktadır. Birçok piercingli hastayı gören başka bir dermatolog, Psödomonas enfeksiyonunun tehlikeli olabileceği konusunda uyarıyor: “ Kulak kıkırdağında psödomonas enfeksiyonu acil bir vakadır ” çünkü “kulak kıkırdağını sıvılaştırır”. (Donohue, 2000, p. 18) Diğer problemler göbeğin, genital organların ve diğer nemli bölgelerin kandidal enfeksiyonlarıydı.  Enfeksiyonlar “travma-kaynaklı yırtıklar”dan kaynaklanabilir. Bazı hastaların keloid veya skar dokusu oluşturduklarından dolayı piercing yapmaması ve diyabetli hastaların piercing sahibi olmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Profesör Goldman, brandingin “ hayvan gibi acıttığını ” ve “ hastaların kendilerini veya arkadaşlarını ataş veya diğer metal nesneler kullanarak branding yapmaya karşı uyarması gerektiğini” ve “yaşamak için yapan birine sevk edilmesi gerektiğini” söylüyor.(Donohue, 2000, p. 18). Piercing’in “ tüberküloz, tetanoz, hepatit ve toksik şok sendromu ” da dahil olmak üzere çok sayıfa başka enfeksiyona sebep olduğu bilinmektedir. (Hudson, 2001) Dil piercingi dişlerde hasarın yanı sıra “çivinin yutulması ya da solunması, derin kist oluşumuna ,yaralara, sinirlere, damarlara ve nöromalara zarar verme” gibi belirli sorunlar yaratabilir.

Vücut modifikasyonunun normalleştirilmesi, “ sosyal normları çiğneme ” ve “ yaratıcı bireyselliklerini ” gösterme arzusuyla motive edilen vücut modifikasyonu taraftarları için sorun yaratabilir. İlk günlerinde vücut modifikasyonu taraftarları tarafından radikal politikanın gösterimi olarak görülüyordu. Piercing radikal sola üyeliğin işaretiydi. Shannon Bell bunun anaakımlaştırılmasının aykırı statülerini göstermek isteyenler için yarattığı rahatsızlığı anlatıyor. “Toplumla bağını koparmak” ve “sembolik yaratıcılığını”göstermek için dövmeli olmayı seçti (Bell, 1999, sayfa 53).  Dövme yapmak için acı ve para yatırımı yapmış olan Bell dövmenin moda haline gelmesinden ve bunun hareketinin isyankârlığını yıpratmasından dolayı endişeleniyor. Modanın bir parçası olarak dövmesi olan yeni katılımcılar hakkında “dövmelerin stigmasının kaybolduğuna inandırıldıklarından endişe duyuyorum” diyor ve kaba ve insanın içine işleyen bakışlara karşı durmak için güçlü bir irade ve benlik[kimlik] gerekir” iddiasında bulunuyor. (sayfa 53). Kendini isyankâr olarak görmeyi bırakmakta isteksiz.

Dil piercinginin yaygınlaştırılması, 1999’da İngiltere’deki Guardian gazetesinde Christian Aid [xii]için bağış toplama reklamında meydana çıkıyor. Reklamdaki fotoğraf rujlu dudaklardan çıkıntı yapan bir dili gösterir. Reklamda “Zincirinizi giyin ve dünyaya Üçüncü Dünya’yı önemsediğinizi bildirin” yazar. Okuyucuların, bir piercing’e bağlanması gerekmeyen zincirleri almak için para göndermeleri istenir. Onları “gururla…kıyafetlerinde” giyebilirler. (End Third World Debt, 1999).  Christian Aid son derece saygın bir anaakım organizasyon olmasına rağmen 1999’da dil piercingini bir pazarlama motifi olarak benimsedi. Örgüt, batıdaki genç kadınların dünyanın fakir ülkelerini borç zincirlerinden kurtarmak için dillerini sakatlamalarını ve zincirlemelerini beklemekte bir çelişki görmedi. Vücut modifikasyonunun birçok şekli normalleşip yerel eczane veya stüdyoda mevcut hale geldiğinden toplum dışına itilmek isteyenlerin daha aşırı prosedürlere girmesi gerekir ve böylece vücut modifikasyonu vücut için gittikçe daha tehlikeli ve zararlı hale gelir. Vücut modifikasyonunun kastrasyon ve bacak kesilmesi şeklindeki daha ileri düzeyleri bu bölümün ilerleyen kısımlarında ele alınacaktır.

       TOPLUMSAL TASDİKLİ KENDİ KENDİNİ YARALAMA

Kesme, piercing ve dövme, güzellik uygulamaları repertuarına yeni eklenenler olsa da, genç kadınlar ve eşcinsel erkeklerden oluşan yeni müşteriler arasında hızla yaygınlaştı ve sosyal olarak kabul edilebilir hale geldi. O zaman, Sarah Shaw’nun da (2002) belirttiği gibi, erkek tahakkümünün bu tarihsel kademesinde sıradan güzellik standartlarına ulaşma amacıyla aracılar tarafından gerçekleştirilen kendi kendini yaralamanın toplumsal olarak kabul edilir hale gelmesi ve şu anda Batı Kültürü’nün bazı alanlarında normatif bir konum elde etmesi sürpriz olmamalı. Bir aracı tarafından kendi kendini sakatlamanın en aşırı formu estetik cerrahidir ve bu uygulama büyük bir çoğunlukla kadınları etkiler. Burada pornografi ve sanat alanlarında estetik cerrahi ile ciddi bir biçimde sakatlanan iki kadına ait vakayı inceleyeceğim ve bunları karşılaştıracağım. Birincisi Lolo Ferraridir[xiii], pezevenkleri onu giderek daha da aşırı bir şekilde sakatlamalara dâhil etmiştir. 18 meme büyütme operasyonu ve estetik ameliyatların sayısız diğer formunu yaptırdıktan sonra 30 yaşında ölmüştür. Onun ikon konumuna adanmış binlerce websitesi vardır. Öte yandan Orlan[xiv], 1990’dan beri vücudunda ekstrem kozmetik cerrahi biçimleri olan videolarda yer alan bir Fransız “ performans sanatçısı ‘dır. Kamera önünde sahne dekoruyla ve özel kostümler içindeki tiyatro personeliyle birlikte “performans” yapar. Sanat kritikçileri Orlan’un sakatlanmasını sınırları aşan ve hatta “feminizmin eyleme dökülmesi” olarak meşrulaştırmak için postmodern dil kullanırlar. Pornografi ile kadınların sakatlandığı “ sanat ”ın ihtiyaçları arasındaki belirgin farklılıklara rağmen bu kadınların karşı karşıya geldikleri sakatlama şekilleri arasındaki benzerlikleri göstermeye çalışacağım.

Elizabeth Haiken Venus Envy’de [xv](1997), toplumsal düşünce ve uygulamadaki bir devrimin  Amerikan toplumunda estetik cerrahiyi nasıl normalleştirdiğini gösteriyor.1982 ve 1992’de estetik cerrahiyi ABD’de onaylayanların yüzdesi %50 yükseldi ve bunu tasvip etmeyenlerin oranı yüzde 66 düştü. (Haiken, 1997, p. 4). Uygulama, hâlâ ezici bir biçimde zararlı kültürel uygulama kriterlerini yerine getirmektedir,  hastaların yüzde 80’i kadın ve cerrahların büyük çoğunluğu da erkektir. Estetik cerrahi söylediğine göre ABD’de güzellik yarışmaları fenomeninin başlamasıyla ve güzellik endüstrisinin geliştirilmesiyle aynı anda, 1920lerde başladı. Haiken estetik cerrahinin, erkek tahakkümünü ortadan kaldırmaya yönelik feminist girişimlerin başarısızlığının bir göstergesi olarak görülebileceğini ifade ediyor: “Estetik cerrahi büyüyen bir endüstri olmayı sürdürdü çünkü daha fazla sayıda Amerikan kadını “toplum” denen varlığı şekillendirmekten vazgeçti ve bunun yerine sanki çağın tezahürlerine karşı sanki en makul etkili bir yanıtmış gibi bıçak altına yatmaya yöneldi”. (1997, p. 172) Haiken’in belirttiği gibi estetik cerrahi, her zaman kadınları cinsiyetçi ve ırkçı bir toplumun güzellik normlarına uydurmakla ilgiliydi. Amerikan normlarına uymayan kadınlar kesilip biçilmek zorunda kaldılar. Böylece yüzyılın ortalarından beri “ Yahudi ve İtalyan genç kızlar lise mezuniyeti hediyesi olarak burun estetiği alıyorlardı. ” (1997, p. 197).

encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQ...

Bununla birlikte, meme büyütme, diğer kozmetik cerrahi türlerinden daha yenidir ve 1960’ların başlarından kalmadır. Bunun kökenleri erkeklerin kadınları fuhuşta satın alışının cinsel liberalizm ideolojisi yoluyla ayıp olmaktan çıkaran sözde cinsel devrime dayanır. (Jeffreys, 1990, 1997b) Seks endüstrisi ABD’de pornografi ve striptiz yoluyla süratle genişledi. Meme büyütme başlangıçta “üstsüz dansçılar ve Las Vegas şov kızları ” ile ilişkilendirildi. (Haiken, 1997, s. 246)  Bu erken periyotta erkeklerin pornografik tadına yönelik meme büyütme yöntemi implantlar yerine silikon enjeksiyonlarıdır. Haiken striptizcilerin haftalık enjeksiyonlarla her bir memesine yarım litre silikon enjekte ettiğini söylüyor. Uygulamanın kökeni, savaş sonrası Japonya’da Japon kadınlarını kendi zevkleri için çok küçük bulan ABD askerlerine hizmet etmek yaratılan fuhuş endüstrisinde yatar: “Japon güzellik uzmanları silikon kullanımına öncülük ettiler… keçi sütü ve parafin gibi çözümlerin bulduktan sonra” (1997, p. 246).

Bu zararlı kültürel uygulamanın mağdurlarının sağlığı üzerindeki etkileri çok şiddetliydi. Silikon “başka yerlere sızma eğilimi gösterir”. Lenf bezlerinde ve vücudun diğer bölgelerinde ortaya çıkabilir ve kanserin tespitini maskeleyen yumrular oluşturabilir. Haiken şöyle diyor: “En kötü ihtimalle, silikon enjeksiyonları ampütasyona neden olabilir ve en azından tüm alıcıların kırk yaşına geldiklerinde “sarkmış memelerinin” olması beklenir. (1997, p. 249) 1975’te “ cerrahlar 12 binden fazla kadının sadece Las Vegas’ta silikon enjeksiyonları yaptırdığından şüpheleniyorlardı; yılda yüzden fazla kadının, bir ila on dört yıl sonra renk bozulmasından tutun da kangrene kadar değişen koşullar için yardım istediği” rapor edildi. (Haiken, 1997, p. 251). Silikon implantlar enjeksiyonların yerini aldı, ancak sağlık etkileri hakkındaki endişeler Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu’nun Nisan 1992’de neredeyse tam yasak uygulaması sağladı. İmplant alan kadınlar ameliyattan sonra meme uçlarında düzenli bir şekilde his kaybı yaşadı ve skar dokusu memeleri kapladığında  enkapsülasyon gibi problemlerin acısını çekti. Salin implantlar silikonun yasaklandığı yerlerde tercih edildi. Buna rağmen 1995 yılında Glamour[xvi] dergisi erkeklere “ ağrısız, güvenli ve ücretsiz olsaydı, karınızı veya kız arkadaşınızı meme implantları yaptırmaya teşvik eder misiniz?” sorusunu sordu. Yüzde 55i evet dedi” (Haiken, 1997, p. 284). Bu sayılar kadınların implant yaptırmaları için gereken baskının nereden geldiğini göstermektedir.

Kadınların meme implantı ameliyatı peşinde koşmalarının altında yatan dürtülerden biri depresyon olabilir. Bazı çalışmalar, implantları olanlar arasında olağandışı yüksek bir intihar oranı olduğunu göstermiştir. 2003 yılında Finlandiya’da yapılan bir araştırma oranın genel nüfustan üç kat daha yüksek olduğunu bulmuştur. (Kaufman, 2003) Bu yüksek oranın nedeni konusunda bir tartışma var. Bazı araştırmacılar bunun implantları olan kadınların zaten depresyonda olduğuna işaret olduğunu ve onların intihar eğilimi gösterdiğini söyledi. Öyleyse yüksek oran, ameliyatın depresyonu iyileştirmediğini hissini verir. Gerçekten kadınlar, büyük memelerin kendilerini daha iyi hissetirmediğini keşfettiklerinde kendilerini daha depresif hissedebilirler.  Diğerleri intiharların kadınların implantlar sebebiyle çektikleri acının ve anksiyetenin derecesi ile alakalı olabileceğini söylemekteler. Her iki türlü de intihar oranı meme implantlarının kadınların mental sağlığı ile pozitif bir korelasyona sahip olmadığını gösterir.

Ciddi derecede istilacı kozmetik cerrahinin rutinleştirilmesi endüstrinin son yıllarda müşteri kazanmak ve kadınları servisleri için ödeme yapmaya teşvik etmek için kurduğu tartışma ve mesaj panolarında gün gibi ortadadır. Mesaj panoları kozmetik cerrahi kliniklerinin ve müracaat hizmetlerinin web sitelerinin bölümleridir. Bunlar ilginçtir çünkü kadınların baskı ile başa çıkmak için geliştirdikleri etkileşim biçimlerinin – dedikodu, deneyimlerin paylaşımı, teşvik ve destek – endüstrinin kârını artırmak için nasıl sömürüldüğünü ispatlarlar. Tartışmalar bilinç-yükseltme tekniklerinin saptırılmış bir formunu anımsatır.Kadınlar acılarını ve huzursuzluklarını tartışıyorlar fakat buna sebep olan içinde bulundukları sömürü işleminin eleştirisini yapmak yerine ameliyat geçirmek ve daha fazlasını yapma konusunda birbirlerini destekliyorlar. Tartışma panoları bilinç düşürücü bir ortamdır.

Karın gerdirme hakkındaki bir örnek, sekellerin ne kadar ciddileşebileceği hakkında bir izlenim verir. Tenta, 4 yıl önce “ büyük komplikasyonlar ” içeren bir karın gerdirme operasyonu geçirdiğini yazıyor. Destekleyici korsesinin kesilmesi sonucu hastaneye gitmek zorunda kalmış.  “O zaman kasık bölgesinde şişlik yaşadım ve geçeceği söylendi. 4 yıl oldu ve kasık alanım hala şiş. Kendimi çok rahatsız hissediyorum ve tayt giyemiyorum ve genellikle bir beden daha büyük pantolon / etek satın alabilirim. ” (Plastik Cerrahi Mesaj Panosu. Tenta. Post tarihi 4 Haziran 2004) Danya, liposuction’ın muhtemelen sorunu çözeceğini söylüyor ve bazen bir karın tıkanmasından sonra venüs tepesinin “güzel bir karnına sahip olmaktan kaynaklanan gerginlik nedeniyle yukarı çekildiğini” açıklıyor. (Plastik Cerrahi Mesaj Panosu. Danya. Post tarihi 6 Haziran 2004)

Kadınların tartıştığı diğer problemler arasında şişme, morarma, ağrı, uyuşma, kaşıntı, koku, istenmeyen topaklar, ezikler ve kabızlık sayılabilir. Bir kadın, Calimom, Implantinfo Destek Forumu’nda ağrı hakkında şöyle şikâyet ediyor: “EC [estetik cerrah] bana her saat başı 2-3 dakika masaj yaptırıyor ama bugün gerçekten acıyor. Memelerimin altı çok çürük ve şişik ve masaj yaptığımda gerçekten yanmaya başlıyor. Devam etmeli ancak daha mı yumuşak olmalıyım?” (Implantinfo Destek Forumu. Calimom. 6 Haziran 2004’te yazıldı). Aynı mesaj panosunda başka bir kadın olan Emily, dört gün sonra hem liposuction hem de implantlardan sonra yaşadığı sorunları anlatıyor: “Bu kadar kötü olmasını beklemedim. Estetik cerrahımın yan taraftaki dokuyu çıkardığı yer çok acı veriyor. Sadece kendi saçlarımı yıkamak, kendi kendime yemek yemek ve yalnız tuvalete gitmek istiyorum. . . Kollarımı çok iyi bir şekilde kullanarak ne zaman normale dönmeye başlamalıyım?  Çok daha uzun bir süre dayanabilir miyim bilmiyorum” (Implantinfo Destek Forumu. Emily. 7 Temmuz 2004’te yazıldı).

Bu kadınların geçirdiği ameliyatlar 2004 yılında estetik cerrahların günlük uygulamalarıdır. Mesaj panoları, böyle bir ameliyatın genç ergen kızlar tarafından bile ne derecede istenebileceğini göstermektedir. Lasertreatments.com’a bağlı bir labiaplasti mesaj panosunda labia ve venüs tepesinden ameliyat olmayı kendi bedenini kesmeyi düşünecek kadar dehşet verici bir şekilde isteyen 14 yaşındaki bir kız tarafından yazılmış bir mesaj vardı:

            Merhaba ben 14 yaşındayım ve ben de labiaplasti istiyorum. (ve lol o kadar delirdim ki ben de bıçağı kendim almayı düşündüm!) Hatırlayabildiğim kadar uzun süre beni rahatsız ediyor ve oğlanlar bunun tahrik edici olduğunu söylemelerine rağmen ben hala nefret ediyorum… Venüs Tepesi’ne liposuction yaptırmak istiyorum.. . . ve oraya liposuction yaptırmak garip görünüyor ama ben çok zayıfım ve orada yağ var ve bu beni çok rahatsız ediyor. (Lasertreatments.com. Kelly. 16 Ocak 2004’te yazıldı.)

Kelly endişelidir çünkü vücudu ergenliğin sıradan değişikliklerden geçiyor. Bunlar, genç kızlar için korkunç olabilir, özellikle yeme bozukluğu olanlar için. Çok şükür bir kadın Kelly’ye cevap verir, ona onun yaşındaki genç kızların vücutlarının gelişimi hakkında endişelenmesinin normal olduğunu söyler ve tamamen büyüyene kadar vücudunda değişiklik yapmayı düşünmemelidir.

MEME İMPLANTLARININ PORNOGRAFİK TALEBİ: LOLO FERRARI

Ferrari, erkeklerin pornografik büyük memeli kadın talebiyle talebiyle inşa edilmiş ve ölüme itilmiş bir kadındır. Hayat hikâyesi erkeklerin fetiş taleplerinin, bu vakada büyük memeler için kadınların bedenlerinin oyulmasının ve bunun kadınların yaşamlarına etkisinin çok ciddi bir örneğini göstermeye hizmet ediyor. Ferrari, dünyanın en büyük memelerine sahip olduğu için Guinness Rekorlar Kitabına girmişti. Vücut ağırlığının sekizde biriydiler. Mart 2000’de görünüşe göre reçeteli ilaçların aşırı dozda kullanımından öldü. Öncesinde birçok intihar girişiminde bulunmuştu. 1963’te doğdu, mutsuz bir çocukluk geçirdi ve ergenlik yıllarında bulimniya hastasıydı. Genç kadınlarda yeme bozuklukları sıklıkla diğer kendini yaralama çeşitlerine eşlik eder (Strong, 1998). İlk işi bir kulüpte garsonluk yapmaktı fakat 1986’dan itibaren porno dergilerine poz vermeye başladı. Ayrıca Cannes’da bulunan bir plajda amatör fotoğrafçılar için üstsüz poz verdi. Estetik ameliyat operasyonları 1990’da Eric Vigne ile olan evliliğinden sonra başladı. Vigne cerraha görmek istediği sonuçların taslağını çizdi ve göğsü 94cm’den 104 cm’e çıkarıldı, burnu küçültüldü, elmacık kemikleri belirgin hale getirildi, dudakları kolajenle dolduruldu ve gözleri kalkık hale getirildi. Kaşları traş edildi ve dövmeli çizgilerle değiştirildi. Sonraki 4 yılda beş-altı farklı cerrah tarafından yapılan yirmiden fazla operasyon geçirdi. Yeni implantlar göğüs boyutunu 114 cm yaptı. Vigne “meme” için kullanılan Fransızca argo tabir olan Lolo’ya dönüşümünü tamamlamak için kullanılan silikon implantlarda kullanılacak kalıbı yapan bir uçak mühendisiyle arkadaş oldu. (Greer, 2000; Henley, 2000).

Pezevengi / kocası Vigne, transseksüelliğe ilgi duyan bir travestiydi. Ameliyat korkusu vardı, bu yüzden kendi keserek istediği eksiksiz feminen yüzü yaratamazdı. Karısını, heyecan verici bulduğu feminenliğin uç versiyonunu yaratmak için bir kanvas olarak kullandı. Burada podyum yürüyüşlerinde abartılı ve aşağılayıcı feminenliği kadınlara yansıtan moda tasarımcılarına biraz benzerliği vardı. Lolo’nun son implantları her birinde 3.3 litre silikon içeriyordu ve göğüs büyüklüğünü 129 cm’e çıkardı. Bir estetik cerrahın bu tür bir hasara neden olacak bir operasyon yapmaya hazır olması tedirgin edici. Vigne, Lolo’yu binlerce insanın memelerini görebileceği Avrupa çevresindeki gece kulüplerinde sergiledi. Birçok şekilde pezevengi işlevini gördü. 1990’lı yılların başında onu porno filmlerde kullandı ve karısının ahlaka aykırı kazançlarından yaşamaktan dolayı fuhuştan suçlu bulundu. Onu ekranda sergilediğinde, memelerini açığa çıkarmak için elbisesini çekip `birini işaret ederek ` Üç kilo ” , diğerini işaret ederek ` drei kilo ”, ” diyordu. (Peakin, 2000, s. 48)) 1999’daki bir performansında Lolo bilincini kaybedip sahneden düştü. Uyuyabilmek için çok fazla ilaç alıyordu ve memeleri onu yüzükoyun veya sırt üstü yatmayı engellediği için kolayca uyuyamadı.  Burnundaki ameliyatlar nefes almakta zorlanmasına sevep oluyordu. Ölümünden hemen önce sadece 48 kiloydu. Lolo bir kere acısını çektiği estetik ameliyatlardan bahsetti: “ Bütün bunlar oldu çünkü ben hayata dayanamıyordum. Fakat bu hiçbir şeyi değiştirmedi. Tamamen gerçeklikten koptuğum anlar oluyor. Sonrasında herşeyi yapabilirim, kesinlikle herşeyi. Hapları yutarım. Kendimi pencerelerden atarım. O zaman ölmek çok kolay görünüyor.

Lolo, tabutunu ölümünden birkaç hafta önce seçti fakat sonuç olarak intihar etmediği bulundu. Yaşamı boyunca derlenmiş pornografik görüntülerden elde ettiği kazançları yaşayan Vigne onu öldürdüğü şüphesiyle Fransız polisi tarafından Mart 2002’de tutuklandı. [xvii] 3 polis bilimcisinden oluşan bir ekip tarafından hazırlanan yeni bir rapor daha önce düşünüldüğü gibi reçeteli ilaçların aşırı dozundan değil boğulmadan öldüğünü söylüyordu. (Henley, 2002).

William Peakin, buna karşın, kadınsuçlama egzersizi yapmak için Lolo’nun hayatı ve ölümü hakkındaki makalesinde Rapido TV’nin yönetici editörü ve Lolo’yu pornografize etmeye yardım eden Eurotrash’in editörü Peter Stuart’tan alıntı yapıyordu. Stuart trajik hayatının sebebinin Vigne olduğunu söylemek yerine annesi olduğunu söylüyordu. Hem erkekler hem kadınlar tarafından sömürüldüğünü ve “ hatta kendi kendini sömürdüğünü ” söylüyor, ancak “ ona hayatındaki en çok acıya veya hasara neden olanı sorduysan, Lolo sana onun annesi olduğunu söylerdi “ diyor. (Peakin, 2000, sayfa 47) Aslında yaptığım bir araştırma Rapido ölü kadının pornografik fotoğraflarından kar elde eden 10.000’den fazla web sitesinden sadece biri. Kadınlara karşı diğer zararlı kültürel uygulamalar konusunda da gördüğümüz gibi, bunlardan dolayı kadınlar suçlanıyor ve erkeklerin sorumluluğu görünmez hale geliyor.

Ferrari’nin deneyimi, meme implantında kadınlara yönelik sadizminin gidebileceği en aşırı yer olabilir ancak onun ardında başka kadınlar da var. Diğer kadın dedikodu yayınları gibi kapağında ünlülere yapılmış zararlı pratiklere yer vermeyi seven Avustralya dergisi NW 2001 yılında göğüslerine yapılan şeylerden dolayı ciddi bir biçimde rahatsız olduğunu düşünen kadınların fotoğraflarının olduğu bir yazıya yer verir. (Renshaw, 2001)  İngiliz model Jordan görünüşe göre 28,350 Avustralya Dolarına mal olan ve çerçevesini “ fena halde orantısız ” bırakaran üç adet “meme büyütme işi” yaptırmıştır. Dergi, Jordan’ın resmedildiği gibi, 20 cm topuklar üzerinde, ağırlık merkezini tehlikeli bir şekilde nasıl değiştirdiğini göstermeyi sağlayan bir diyagram içeriyor. Jordan’ın pornografi ile bağlantıları, “ Playboy kralı Hugh Hefner’ın Londra’daki 75. doğum günü partisinde etrafta dolaştığı ” gerçeği ile gösteriliyor. Jordan eski bir üçüncü sayfa kızı-the Sun gazetesi’nin düzenli yayımladığı porno sayfasının. Modelin bir arkadaşı, “ Jordan her zaman düşük özsaygıya sahip olduğunu ve ilgiye aç olduğunu itiraf ediyor ” diye açıkladı (Renshaw, 2001, s.20). 1999’da aşırı dozda uyuşturucu aldı ve erkek arkadaşı onu “ giderek artan açık saçık fotoğraf çekimleri ” nden sonra terk etti. (Renshaw, 2002, s.19). Jordan ağır derecede kolajenli dudaklarıyla Lolo Ferrari’ye daha da benziyor. Amerikalı oyuncu Pamela Anderson aynı yoldan gidiyor. 1989’da memelerini 34D yapan meme implantları yaptırdı ve bunları birkaç yıl sonra onu 34DD’ye ulaştıran daha büyük implantları yaptırdı. 1999 yılında implantları çıkardı. NW’ya göre 2001’de yeni implantları taktı ve bunları neredeyse hemen daha büyük olanlarla değiştirdi. Tüm bunları sızdırma problemi olan implantları olmasına rağmen yaptı. (Renshaw, 2001, p. 21).

Spice Girls’ün de sakatlanmış olması şaşırtıcı değil. Bir kadının mesleği, kadın eğlendiriciler gibi,  erkeklerin fetiş hayal gücünü tatmin etmeye ne kadar yakından ilgili olursa implantlara sahip olmak zorunda kalmaları daha olası gözükmektedir. Mel B ilk implantlarını 1999’da yaptırdı ve sonra hemen başka bir operasyonla boyutunu büyüttü.  (Renshaw, 2001) 2001 yılında sertleştikleri ve sızacaklarından korktuğu için implantları çıkartıldı. Şimdi NW’nun ima ettiğine göre kendisinin önceki versiyonlarından çok daha büyük bir göğüs veren replasmanları var. Victoria Beckham görünüşe göre öğrenciliğinden beri“ gösterişsiz göğsünden nefret ediyordu ” ve şimdi “ büyük ölçüde şişirilmiş göğsüyle hava atıyor”. İlk implantlarını 1999’da ve ikinci implantlarını 34C boyutunda yaptı. Küçük kız kardeşinin, 2002 yılında, “ Posh[xviii] ” tarafından ödenen implantlar yaptırdığını ve 24 yaşında kırışıklıkları ile savaşmak için lazerle cilt yenileme yaptırdığı söylendi. (Renshaw, 2001, s.23)

Erkekleri cinsel olarak eğlendirme endüstrisi kadınların erkek meme fetişizmini tatmin edecek kadar büyük memelere sahip olmasını zorunlu tutar. Anna Nicole Smith[xix], zengin bir erkekle evliliği ile ünlü olan eski Amerikalı bir striptizcidir. Görünüşe göre daha önce ona iş veren striptiz kulübü, memeleri yeterince büyük olmadığı için sadece daha az arzu edilen saatlerde performans göstermesine izin verecekti. 1990 yılında 22 yaşındayken her bir memesine 450 cc’lik iki silikon kesesi implant yaptırarak sütyen boyutunu 36A’dan 38DD’ye yükseltti. 1991’de zengin adam J. Howard Marshall [xx]başka bir dizi meme implantının parasını ödedi. O zamandan beri beş operasyon daha göğüslerini 42DD’ye yükseltti. “ Şişlik ve enfeksiyondan dolayı üç kez hastaneye kaldırıldı ” (Renshaw, 2002, s. 18).

Meme implantlarının yanı sıra cinsel eğlencede yer alan vücut tipleri de kadınların uç düzeyde sakatlanmasına neden olur. Özellikle Britney Spears tarafından gösterildiği şekliyle hipster pantolon modası liposuction cerrahisinde Britney-stili düz karınlar yaratmak için bir artışa neden oldu. NW “karnından çok utandığı” için binlerce dolara mal olan 9 saatlik bir operasyona giren bir kadına yer verdi. (Vokes-Dudgeon, 2002, s. 21) Hilary Coritore isimli hasta şöyle diyor: “Sadece vücut tipimle gurur duymak istiyorum, ama şu anda karnımdan çok utanıyorum – orada asılı durmaktan başka bir şey yapmıyor. Britney Spears’ın inanılmaz bir karnı var ve öyle görünmesi için her şeyimi verirdim.  Düşük bel pantolonların tümünü giyiyor ve “onunki kadar” düz bir karna sahip olmaktan başka bir şey istemedim” . (Vokes-Dudgeon, 2002, s. 20) Operasyonda, aşağıda anlatıldığı gibi gerçekleşen karın gerdirmesini “gururla göstermesi ”ne yardımcı olmak için uyluklarına ve üst karnına liposuction alır: “Hilary’nin karnından büyük bir 15 cmlik kare şeklindeki dilim kesildi ve atıldı. Hilary’nin kasık kemiğinden göbeğine kadar tüm alan çıkarıldı. (s. 20) Aynı yarığı kullanmak için aynı zamanda meme implantı aldı. Estetik cerrahları kadınların düşük öz-saygılarını sömürerek ceplerini doldurmak için değil de bunları kadınların iyiliği için yaptıkları izlenimini vermekten hoşlanırlar. Coritore’un operasyonundaki cerrah “benim bütün kızlarım” diyor hemen hemen çıplak vücutlarının görünüşünün nasıl göründüğüne “daha önce” takıntılıydılar “utangaç, korkak ve kendine güvensiz” görünüyorlardı “fakat” “hastalarımda birkaç günde gördüğüm değişiklik harikaydı” diyor.  (Vokes-Dudgeon, 2002, p. 21).

Estetik cerrahlar işlerinin reklamı olarak ve herhalde böylece yeğledikleri fetiş objelerine evlerinden kolayca ulaşabileceklerinden dolayı karılarını ameliyat yoluyla inşa etmeyi seviyor gibi görünüyorlar.  Bunlardan biri, karısı Brezilyalı model Angela Bismarchi’yi 2 yılda on kez kesip biçen Ox Bismarchi’dir (Renshaw, 2001, s.28). Onu daha fazla ameliyat olmaya teşvik etti ve bu ameliyatları kendi başına gerçekleştirdi. Şöyle diyordu: “Ona baktığımda kendi yaratımımı görüyorum” Kendisi 28 yaşındaki karısından 25 yaş daha büyüktü. Ona “Pamela Anderson-vari memeler, ufacık bir bel ve tamamen düz bir karın ” verdiği gibi karısının “ baldırlarına, dudaklarına ve yanaklarına ” “ emici olmayan jeller ” koydu. (s. 28) Hatta çenesine gamze bile verdi.

Erkekakım eğlence endüstrisinde kadınlar üzerinde yapılan estetik cerrahi, kadınların geçimlerini kazanmak adına erkeklerin cinsel fantezilerine uymalarına yöneliktir. Bunun aşırı formlarında kadınlar kendi memelerinin ağırlığını fiziksel olarak taşıyamayacak ve yüzleri bükük maskelere dönmüş ucubelere döndürülürler fakat amaç cinsel angaryanın dikte ettikleriyle bağlantılıdır. Kadınlar erkeklere göz ziyafeti sağlamak için sakatlanırlar. “Performans sanatçısı” Orlan vakasında, amaç yine de pornografik olsa da birazcık farklıdır.  Hayranlarına memnuniyet veren, etkilerinden ziyade vücudunu kesme sürecidir.

                          ORLAN-SAKATLAMA  “SANAT”I    

ORLAN, artiste, corps rebelle (1/5)

Orlan’un kendi kendini sakatlaması genelde “ sanat ” olarak ifade edilir. Buna karşın Orlan’un “işi” kadınların pornografide ve pornografik kültürde sakatlanma çeşitlerine çok uymaktadır. Hayranları, çoğu Fransız ve erkektir, çalışmalarına duydukları heyecanı zar zor kontrol edebilirler, “Cüretkârlığıyla, radikalliğiyle, göz kamaştırıcı ve taviz vermez tutkusu ile kasıtlı olarak trajik arazide çağdaş bedeninde düşünce yaratır.” (Onfray, 1996, s. 39). Sarah Wilson der ki, “Orlan O’dur”. O“O açıktır. O diğeridir, kolektif bilinçaltında veya egonun ön yüzünde olduğu gibi. Dindar O; dudaklarını açıyor, deliklerini, gözlerini, çift sarmalını, hücreyi, soğuk yıldızı, O kaostadır. O’nun Hikâyesi[xxi].  (Wilson, 1996, p. 8). En fiyakalı postmodern dil Orlan’un “sanat”ının apolojistleri tarafından bunu diğer kendini sakatlama pratiğinden ayırmak için kullanılıyor. Sarah Wilson postmodern teoriyi bunu savunmak için kullanıyor: “Postmodern beden bütün metnin üstündedir, yine de Orlan kendi derisini boylu boyunca kesmiştir, metni yaratmak için kendini bıçağa teslim etmiştir.” (1996, p. 8). Feminist kültürel araştırmalar teorisyeni Susan Bordo metin olarak beden fikrinin kadınlara uygulanan zarar olduğu şeklindeki eleştirisinde isabetlidir. (Bordo, 1993)

Orlan, 1990’dan bu yana “ sanat ” olarak sayısız ameliyatın sahne müdürlüğünü yaptı ve performe etti. Açılış tiyatrosunda Paco Rabanne ve Issey Miyake tarafından yapılmış tasarımcı kıyafetleri giyiyor ve seti ve sanatçıları sanatsal kostümlerle giydiriyor. Ameliyatları estetik ameliyatlar için bile aşırıdır. Orlan’un “ sanatında ” bu kitabın birçok teması bir araya geliyor – pornografi, postmodern temize çıkarma, moda, kesme. Operasyonlarında kulağı yüzünden ayrıldı, derisi etinden ayrıldı ve gıdığı yüzünden neredeyse tamamen ayrılarak sarktı. Yüzü sakatlanmanın ekstrem formlarına katlanır, silikon implantlar sadece yanaklarına değil aynı zamanda ona “boynuz”lar vermek için alnına yerleştirilir. Operasyonun sonucunda Orlan’un yüzü çok kötü ve acı verici bir şekilde hasar görmüştür. Wilson buna “ Orlan’un bir çürük gökkuşağıyla kaplı korkunç bir şekilde dövülmüş yüzü ” adı veriyor. (Wilson, 1996, p. 16) Operasyonlar diğer herhangi bir pornografik performans gibi videoya alınmıştır fakat bu vakada video “sanat” olarak varsayılmalıdır.  Operasyonlar, “ bir yuvarlak masadaki entelektüellerin filme alıp olaya tepki (rahatsız edici bir şekilde) gösterdiği” Pompidou Merkezi’nde canlı yayınlanmıştır. (1996, s. 11).

Bu ameliyatlar sırasında Orlan, etlerinin artıklarının korunmasını sağlar, böylece satabileceği “rölikerler” olabilirler. Kathy Davis’in ifade ettiği gibi, bu “ rölikerler ”, sıvı içinde korunmuş et parçalarını, saç derisinin hala bağlı saçları olan kısımlarını, yüzünden emilmiş yağ hücrelerini veya kan içine batırılmış buruşuk cerrahi gazlı bezleri içerir. Onları 10.000 frank satıyor ve “ satmak için daha fazla et kalmayıncaya kadar ” devam ediyor (Davis, 1997, s. 171). Bu uygulama, daha önceki bir bölümde tanıştığımız labiaplasti pornografisi olarak çekildikten sonra labialarının artıkları satan porno modeli Houston’ınkine benzer. Burada sanat ve pornografiyi ayırmak zordur çünkü kadın eti kelimenin tam anlamıyla erkek sadistlere satılmaktadır.

Orlan’un çalışmalarını yere göğe sığdıramayan postmodern teorisyenler onun feminist olduğunu ve kendi kendini anlattığını iddia ediyor. Estetik ameliyatları destekliyor çünkü dediğine göre kadınların görünüşleri hakkında seçimler yapmasını mümkün kılıyor. Fakat kendisi “güzellik standartlarına, kendini feminen (aynı zamanda maskülen )ete daha fazla etkileyen baskın bir ideolojinin emirlerine karşı bir tavır alır. (Orlan, 1996, s. 91) Estetik cerrahinin, “ erkeğin kadının vücudu üzerindeki gücünün kendini en güçlü şekilde kazıyabileceği alanlardan biri ” olduğunu anlıyor, ancak özellikle cerrah bir “ feminist ise ” kadının yararına kullanılabileceğini düşünüyor. Bir kadın cerrah, erkek cerrahlar Orlan’u “ çirkin ” yapmaya hazır olmadığında veya “ sevimli ” tutmak istediğinde Orlan üzerinde ameliyat gerçekleştirmekle meşguldü. (s. 91) Orlan, “ ameliyatı bir araç olarak kullanan ve estetik cerrahinin amacını değiştiren ilk sanatçı ” olduğunu söylüyor (s. 91).

Orlan, performanslarını, insanların karlı bir şekilde “ cyborglar ” olabileceğini, yani teknolojinin bazı unsurlarını insan vücuduna dâhil edebileceğini savunan çeşitli postmodern feminist teoriyi kullanarak açıklıyor. Örneğin, “ bedenin modasının geçmiş olduğunu savunuyor. Mevcut durum için artık yeterli değil. . . Ne mental ne de fiziksel olarak hazır olduğumuz  bir dünyanın eşiğinde bulunuyoruz ”. (1996, s. 91) Bu, insanların bedenlerinde yaşam biçimlerini ve insan bedenleri biçimini etkileyecek bir teknoloji dünyasıdır. Böylece “ İşim, doğuştan gelen, acımasız, programlanmış, Doğaya, DNA’ya (betimleme sanatçıları düşünüldüğünde direkt rakibimiz) ve Tanrı’ya karşı bir mücadeledir! ” (S. 91) Kathy Davis Orlan’un bedeni sosyal inşadan ibaret gören postmodern perspektifin daha da fazlasını maddeleştirdiğini söylüyor: “Onun görüşüne göre modern teknolojiler herhangi bir doğal beden kavramını modası geçmiş hale getirdi… Gelecekte bedenler giderek daha da fazla önemsiz bir hale gelecek- bir “kostümden”, bir “araçtan” fazlası olmayacak, “ gerçekte kim olduğumuza dönüşme” arayışımızda değiştirilecek bir şeyden ibaret olacak” (Davis, 1997, p. 173).

Orlan: Self-hybridations (French Edition): Orlan: 9782911073496 ...

Orlan’un bedeniyle ilişkisine bakmanın başka bir yolu daha var. Feminist eleştirmenler, zihnin bedenden ayrılmasının, yani zihin / beden bölünmesinin, batıdaki erkek üstünlüğünün felsefesinin ve uygulamasının temeli olduğunu ileri sürdüler. Erkek felsefesinde beden ruhu ağırlığı altında ezen şey olarak görülür. Erkekler doğayı kontrol etmenin yolunu ararken bedenleriyle bağlarını kesmeye ya da onları kontrol etmeye çalışırlar. Kadınlar bedenleri ve doğaları seviyesine düşerler ve kontrole tabidirler.            Maskülen bilim sistemleri, doğa ile uyum içinde çalışmak yerine doğayla savaşırlar. (Shiva, 1989) Beden hem Hıristiyanlık dininde hem de varoluşçuluk felsefesinde daha yüksek bir varoluşun çıkarına inkâr edilmesi gereken bir şeydir.

Orlan’un çalışması bu yanlış anlaşılmayı temsil ediyor. Bir zihin-beden bölünmesi yaratır ve onu sınırları aşan olarak tutar. Bir erkek hayranı şöyle diyor: “Bu Orlan’un çalışmasının bağlamıdır: erkeğin/insanın doğaya olan üstünlüğünün hızlandırılması” (Onfray, 1996, p. 35) durumda, mevzubahis doğa bir kadının bedenidir. Orlan “İşim kâfirliktir. Kafesin çubuklarını hareket ettirmek, radikal ve rahatsız edici bir çabadır.” (Onfray, 1996, p. 35). Fakat aslında yaptığı erkek tahakkümünün kurallarını uygulamaktan başka bir şeyi yapmadığı, kadının vücudunun kontrol edilmesi ve cezalandırılması gerektiği görülebilir. Mary Daly’nin tarif ettiği sado-topluma (1979)  mükemmel bir şekilde uyar ve bu ününün sebebi olmuştur. Eğer kadın bir sanatçı ünlü olmak isterse bunu başarmanın en kesin yolu erkek egemenliğinin sadist ve pornografik senaryolarının gereksinimlerini karşılamaktır. Orlan, örneğin önceki çalışmalarında farkedilmek için fuhuş ve pornografi kullandı. 1977’de bir performansta para karşılığında öpücükler verdi ve daha sonra “ Sanat ve Fuhuş ” adlı bir sergi açtı (Wilson, 1996, s.10). Üzerinde sperm lekeleri olan bir çarşaf sergilemek istedi ve sanat satıcılarının onunla cinsel ilişki kurmasını sağladı, ancak başarısız oldu. Performanslarında sık sık yarı çıplak oldu, bu kadınların fark edilmesinin en kolay yoludur. Erkek egemen toplumda kadınların işleri  erkekler için geçerli olan aynı kurallara göre değerlendirilmez. Erkeklerin dikkatini çekmek için kadınlar kendilerini cinsel olarak objeleştirmek zorundadır. Kadınları çıplak görmeyi ve kesip biçmeyi seven erkek entelektüeller için bu etkili gibi görünüyor. Orlan, sadece kendi kendini sakatlayan bir kadın olmak yerine bir sanat dehası haline gelir.

Orlan’un performansı, ayrılmayı yani duyguların vücuttan ayrılmasını, kadınların ve kızların fuhuş ve çocuk cinsel istismarı şiddetinden sağ kalmaları için gerekli olan şeyi gerektirir. (Herman, 1992) İzleyicilerine, cerrahların onu sakatlayışını izlerken rahatsızlık duygusundan ayrılmalarını tavsiye ediyor: “Bu görüntüleri izlerken televizyonda haberleri izlerken muhtemelen yaptığınızı yapmanızı tavsiye ediyorum.  Bu, görüntülerden etkilenmenize izin vermeme ve arkasında ne olduğuna kafa yormaya devam etme meselesidir ” (Orlan, 1996, p. 84). . Söylediği gibi, prosedürler hala acı çekmesine neden olsa da, ameliyatın acısını hissetmemek için uyuşturuluyor: “Acı hakkında birkaç kelime edeyim. Bu işi olabildiğinice mazoşist olmayan bir hale getirmeyi denesem de ödenmesi gereken bir bedel var: anestezik ilaçlar hoş değil… Operasyonlardan sonrası bazen rahatsız edici, bazen acı verici. Bu nedenle analjezikler alıyorum ” (1996, p. 92).

Orlan’un deneyimi hayranları tarafından sanat olarak temsil edildiğinden dolayı Houston veya Pamela Anderson gibi pornografik ilgi için gittikçe daha fazla aşırı ameliyatlara katlanmaya çalışan diğer estetik cerrahi kurbanlarının deneyiminden farklıdır. Ancak elit erkek izleyiciler için tasarlanan bazı pornografi tiplerine her zaman sanat denilmiştir. (Kappeler, 1986). Muhtemelen Orlan’un performanslarının tüketicileri kendilerini sanat tutkunu olarak gören erkek “meraklıların” bazı kişilik özelliklerini paylaşan kesilmiş kadınlara yer veren websitelerinden cinsel zevk alan alalade pornofililerdir. Her iki durumda da kadınlar kesilir ve bu erkek hayranlar tarafından mastürbasyon malzemesi olarak kullanılır. Orlan’un daha kutsal bir projeyle meşgul olduğu yönünde kendi kendini kandırması gerekebilir fakat ayrılmanın yarattığı psikolojik hasarın kendisi üzerinde ve hayranlarının üzerindeki etkisi biraz değişik olabilir. Orlan, 1990’ların beden modifikasyonu hareketinin kahramanı haline geldi ve kendi kendini sakatlama uygulamaları katılan üyeleri açısından hatırı sayılır benzerlikler gösteriyor.

                     BEDEN MODİFİKASYONU

Extreme Body Modification: Beyond Tattoos and Piercing - Tattoo.com

1990’larda, internetin yardımıyla, bir aracıyla kendi kendini yaralama uygulaması, beden modifikasyonunun “ hareketine ” dönüştü. “ Beden modifikasyonu ” uygulamasının şu anki popülaritesi, İnternet aramamda bir arama motorunda bu terime yanıt olarak 45.500 web sitesi açmasıyla örneklendirilebilir. Piercing ve kesip biçme modası gibi görünüşe göre kökenlerini punk, gay sadomazoşizmi ve şu anda gotik kültürüne borçlu olan bu “hareket”te sakatlamalar gittikçe daha da ciddileşiyor. Vücut modifikasyonu branding, penektomi ve kastrasyona kadar uzanır. Branding’in popülaritesi hızla yükselmektedir. Keith Alexander piercingçi olarak başlayan bir brandingçi. Zanaatini şöyle anlatıyor: “Kızgın demiri hızlıca çıkarmak hafif bir yara izi ile sonuçlanmalıdır. Demiri yerinde bırakmak … genellikle daha ağır bir yara izi bırakır. Asla zorlamayın.  Yumuşak karton ve oda sıcaklığında tavuk göğsü üzerinde pratik yapmak gereklidir. Vejetaryen brandingçiler. Tofu üzerinde çalışıyor. Hakikatten.” (Alexander, 2003).

Beden modifikasyoncuları için en büyük internet kaynağı Body Modification Ezinedir. (BME, n.d.a)   Vücut modifikasyonu şemsiye tabiri altında yer alan çeşitli uygulamaları göstermektedir. Zaman geçtikçe istikrarlı bir şekilde beden dokusunu mahvetmede daha ileri giderler. Site piercingçilerin, kesicilerin ve brandingçilerin sakatlamalarının fotoğraflarla reklamını yapar. Sakatlamaların fotoğrafları, kan ve yaraları görmenin cinsel heyecanının peşinde olanlar için pornografi görevi görür.

Site ayrıca, beden modifikasyoncularının birbirleriyle temas etmesini sağlamak ve “ beden modifikasyonu ” topluluğunu oluşturmak için bir iletişim ve ağ sitesi olarak da çalışır. Modifikasyonların fotoğrafları bir başlık listesi altında düzenlenmiştir: alışıldık olmayan kulak piercingleri de içeren piercing ve kulak memesi germe artı scalpelling[xxii], dil piercingi, burun piercingi, kaş/ kaş arası piercingi, dudak piercingi ki buna “neşterlenmiş ve kalibre edilmiş diğer dudak prosedürleri” de dahildir, göbek deliği piercingi, meme ucu piercingi, erkek genital bölge piercing deneyimleri, kadın genital bölge piercing deneyimleri, “küçük dil piercingi” ve “pocketing[xxiii]” de dahil olmak üzere alışılmadık piercingler. Ritüel / Kültür başlıklı fotoğraf kategorisinde insanların “ intihar süspansiyonu [xxiv]” ve Dudak Dikiminde[xxv] olduğu gibi sırtlarından veya dizlerinden etlerinden kancalara asıldığı çeşitli süspansiyonları içerir. Ritüel / Kültür başlıklı fotoğraf kategorisimde insanların “ intihar süspansiyonu ” ve Dudak Dikmede olduğu gibi sırtlarından veya dizlerindeki etlerinden kancalara asıldığı çeşitli süspansiyonları içerir. Scarcification[xxvi] kategorisi “Cilt yakma portföyünü” içerir. “Sert” başlıklı kategori kadınlara işkence etme “oyun”u çeşitlerinin yanında  “kastrasyon oyunu” “erkek bekaret kemeri” ve “çük işkence oyunu” gibi  gay sadomazoşizm unsurlarını içerir.

“ Erotik ağır modlanmış erkekler ”, “ Erotik delinmiş erkekler ”, “ Erotik dövmeli erkekler ” ve muhtemelen penisin ahşap plakalara çivilemesinin gay sadomazoşist uygulaması olan “ Çivileme ” gibi ((bu uygulama hakkındaki tartışmamı Jeffreys, inceleyin, Jeffreys 1990) eşcinsel erkekleri hedefleyen başka kategoriler de var. Cildin altına nesnelerin yerleştirildiği bir implant kategorisi ve 1960 / 1970’lerde kadınların memelerinde gerçekleştirildiğinde beraberinde birçok sağlık riskini getiren bir silikon enjeksiyon kategorisi (76 resimlik) vardır. “Diş Sanatı[xxvii]” Korsecilik, erkek ve kadın genitallerine Salin Enjeksiyonları, üretral germe ve penis germe, penis de dahil olmak üzere genitallerin ayrılması,  dil ayırma ve küçük dil ayırma vardır. Genitallerin kastrasyonu ve kaldırılması anlamına gelen kadın nullosu, hadımlar ve erkek nullo fotoğrafları vardır.

Body Modification Ezine sitesi beden modifikasyonu sayesinde tanışan heteroseksüel çiftlerin fotoğraflarını içerir. (BME, n.d.b) Bir tanesinde bir çift sırtlarındaki kancalarla asılırken öpüşüyordu. Başka birinde bir beden modifikasyonu çifti evliliklerini muhtemelen birinin ebeveyni olan ve bedenlerindeki değişikliklerden dolayı biraz şaşkına dönmüş gri-saçlı yaşlı bir adamla beraber kutluyordu. Beden modifiyecileri sosyal normları yalnızca kendi bedenlerine saldırarak “çiğniyorlar”.  Görünüşe göre halktaki diğer kimseler gibi evleniyorlar. Çocuklarına ne olacağı üzerinde yorum yapmak ilginç olur. Çocukları erken yaşta modifiye olacak mı? Tüm beden modifikasyoncu aileler, ABD’de yeni kurulan ve reşit olmayan kişilerin ebeveyn müsaadesiyle üye olmasına izin veren “Beden Modifikasyonu Kilisesi ” ne üye olabilir.

Beden modifikasyoncuları kendi-kendini sakatlama pratiklerine spritüel bir boyut katmak için “Beden Modifikasyonu Kilisesi”ni kurdular. (Beden Modifikasyonu Kilisesi, 2003) Üyeler “ manevi kurtuluşları için gerekli olduğuna inandıkları kadim vücut modifikasyonu ayinlerini uyguluyorlar. ” Kilise “ şu anda ABD Gelirler İdaresi’nde kar amacı gütmeyen bir kurum statüsünde” (Beden Modifikasyon Kilisesi, 2003).

               Beden Modifikasyonu Kilisesi, tüm dünyadaki modifiye edilmiş kişilerin güç bulacağı ve toplum tarafından eşit zeki, hisleri olan insanlar olarak saygı göreceği manevi merkezdir. Modifiye edilmiş bireyler artık dünyamızın azınlığı olarak dışlanmayacaklar. Yaptığımız modifikasyonlarla güçlü ve manevi bir bağımız var. Artık ister eski ister yeni olsunlar geleneklerimizi geri alacağız ve bedensel ayinlerimizi uygulayabilmek için kendi bedenlerimize sahip olacağız. Bu bizim doğuştan gelen hakkımızdır.

Kilise beden modifikasyonunu koruyacak ve bir işverenin piercing veya başka bir görsel modifikasyon nedeniyle bir işçiyi işten çıkarması gibi ayrımcılığı önleyecek bir kanun için kampanya yürütmektedir. İlginçtir ki, Kilise ve estetik cerrahi arasında bir bağlantı vardır. Kilisenin kurucu ortağı Steve Haworth, “ ilk olarak (estetik cerrahi için) tıbbi ekipman tasarımcısı ve üreticisiydi. ” (Steve Haworth, 2004).

Gay sadomazoşizmi, “ beden modifikasyonunun ” anaakımlaştırılması için önemli bir yol sağlar. Siyah deri ve dikenli ayakkabıların sadomazoşist sembolizmi 1970lerde 1980lerde gayliği sembolize başladı. (Woods, 1995) Performans sanatında sakatlama uygulamaları “sınırları aşan” diye tarif edilmesine rağmen bu bazı gay erkeklerin maruz kaldığı şiddet ve baskıyı ve AIDS salgınının yıkımındaki çaresizliklerinin gösterimi olarak görülebilir. Ron Athey isimli performans sanatçısının çalışması tipiktir. Athey bir  “kendi enfekte bedenini gösteren ve bunun üzerine performans yapan” “HIV-pozitif oluşunu saklamayan”   “queer performansçısı”dır. Kendi piercingli dövmeli…kırbaçlanmış derisini sergiliyor.…ve sonra… bedeni tam önünüzde deliniyor, tam gözünüzün önünde, kan plastikle kaplı zemine damlıyor. (McGrath, 1995, p. 23) Ayrıca dudakları birbirine dikilir.

Ron Athey: Between Performance Art and Blood Ritual | Camel76

Erkekler tarafından birbirlerine uygulanan aracı tarafından kendi kendini sakatlama çeşitlerinden özellikle vahşi bir tanesi kastrasyondur. Bu gay sadomazoşizminin bir dalı gibi görünüyor.  ABD’de bir uygulayıcı “ erkekleri cinsel zevkleri için kastre etmekten dolayı hüküm giydi ”. (McKenna, 2003) Shuo-Shan Wang, yıllar boyunca 50 erkeği kastre etmeden önce kariyerine dört erkeği kastre ettiği Avustralya’da bir kastrasyoncu olarak başladı. Avustralya’daki davada Wang ameliyat yapmada acemi olduğu için işlem köpeğin sahibinin ve üç arkadaşının kastre edilmesinden önce bir köpek üzerinde uygulandı. Adamlar bu amatör ameliyata rıza verdiği söylenebilse de köpek rıza verebilecek halde değildi. Amerika’daki davada kurban ameliyat sonrasında yolda kıvrıla kıvrıla yürür ve kanarken bulundu ve bu Wang’un “lisanssız doktor uygulaması yapma ve lisanssız reçeteli ilaç dağıtımı ” ile cezalandırılmasına yol açtı. (McKenna, 2003) Wang kurbanlarını  “testislerinin sökülmesi fetişi olan uluslararası bir erkek ağının websitesi”nde reklam vererek buldu. (McKenna, 2003) İnternetin kendi kendini sakatlama biçimlerini ortaya çıkarma yeteneği bir kez daha apaçık ortadadır. Wang 40 dakikalık prosedür ve “  hastasını evine göndermeden ona tatlı ikram etmek  “ten ceza almadı. (McKenna, 2003) Görünüşe göre muhtemelen Wang’ın aldığı ödeme anestezi olmadan prosedürü uygulamaktan her ikisinin de aldığı zevkte yatıyor.

Şu anda moda olan “ beden modifikasyonu ” nun en uç formu, cinsel organların kesilip çıkarılmasının yanı sıra, uzuvların kesilip çıkarılmasıdır. Uzuvların kesilmesi arzusu çok büyük bir çoğunlukla erkek meşgalesidir. Son zamanlarda uzuv amputasyonu isteyen “özentiler” hoşgörü ve uzuv amputasyon ameliyatlarının halk sağlığı hizmetlerinde yapılmasını talep eden politik bir hareket yarattılar. Bu strateji, transgender hareketinin stratejisini dikkatlice taklit eder. Bu amaçla bu arzu bunun destekçileri olan “ özenti ” psikoterapist Gregg Furth ve iki gönüllü bacak amputasyonu yapan İskoç cerrah Robert Smith tarafından Vücut Bütünlüğüne İlişkin Kimlik Bozukluğu olarak yeniden adlandırıldı. (Furth ve Smith, 2002). Buna karışan doktorlar ve psikiyatristler çoğunlukla “ cinsiyet kimliği bozuklukları ” olarak tanımlanan şeye sahip olan hastalar üzerinde ameliyat yapmış ya da bunların teşhisini yapmış olanlardır. 2000 yılında amputasyon cerrahisinin ezilen bir azınlığın makul bir talebi olarak temsil edildiği ilk kitap ve ilk belgesel ortaya çıktı. (BBC, 2000)

          KENDİ KENDİNİ SAKATLAMA VE SOSYAL STATÜ

21. yüzyılın başlarında kadınlar, kız çocukları ve savunmasız erkek kategorileri üzerinde yürütülen sakatlama uygulamaları barbarcadır ve vahşiliği artmaktadır. Bu uygulamalara yönelik talebin altında, özellikle kadın ve gay erkekler olmak üzere sosyal statüsü düşük olanların kederi yatmaktadır. Kadın düşmanlığının zararları, cinsel ve fiziksel şiddet ve gaynefreti, kendi kendini sakatlayanların bedenlerinden duygusal olarak ayrılmalarını ve üzüntülerinden dolayı bedenlerini suçlama yeteneklerini yaratır. Ferrari, Orlan ve Ron Athey’in sakatlamaları ondokuzuncu yüzyılın ucube şovlarından daha gaddarcadır ve sanat ya da performans adı altında meşrulaştırılmamalıdır. Bunun yerine bu kendi kendine zarar verme salgınını nasıl durduralacağı üzerinde çalışılmalı. Bu sakatlama performansları sosyal zararların sonucudur ve bunları gerçekleştirenlerin yanı sıra onları cinsel heyecanla izleyen erkekler, hem bu zararlarda asalaktır ve bunların daimi kılınmasına yardımcı olurlar.

İnternet teknolojisi, sakatlama biçimlerinin, istismar ve çaresizlikten kurtulmak için mücadele edenlerin online bir topluluğu sayesinde yükselebileceği bir metodu sağladı. Beden modifikasyoncularının artık kendi kendilerini sakatlamalarının onaylanmalarını sağlayacak bir aktiviteye dönüştürmek için bir araçları var. Aynı ilgiyi çekmek için daha da ekstrem pratikler gerekiyor. Başka bir yerde açıkladığım gibi eşcinsel erkek sadomazoşizmi cinsel ve fiziksel şiddet görmenin yaralarıyla bağlantılı.(Jeffreys, 2003) Çocukluk istismarı ile yetişkin sadomazoşizmi arasındaki bağ hakkında güvenilir bir araştırma olmamasına rağmen bazı anektodsal kanıtlar var. Kendinden nefret eden yetişkin gay erkekler bazen bedenlerinin cezadan başka birşeyi hak etmediğini düşünürler ve bu ölüme kadar uzanabilir. Ünlü bir sadomazoşist davasında, İngiltere’deki Operation Spanner davasında[xxviii], önde gelen zanlı, bir muhabire, Chris Woods’a dağlayıcıların ve delicilerin onu öldürüp öldürmeyeceğini umursamadığını söylemişti. SM yapıyordu çünkü “babası ile acı verici ilişkileri vardı” ve “ölene kadar işkence edilme fikri bile bir noktada aklıma geldi”. (Woods, 1995, p. 53) “Zihinsel olarak boku yemiş birinin” işkence edilmeye değil “yardıma” ihtiyacı olduğunu düşünüyordu. Woods, sanıkların “kendi kendini yok etme girişimi olarak SM peşinde koşacak kadar kendilerinden nefret eden orta-yaşlı, eşcinsel özgürlüğü hareketi öncesinden kalma homoseksüel erkekler” olduğunu söyledi. (1995, p. 53).

Alman yamyamı Armin Meiwes [xxix]ile temasa geçen erkekler de bu kategoriye uyuyor gibi görünmekteler. (Wild, 2003) Ayrıca yok edilmeye hazırlandılar ve biri Bernd-Juergen Brandes öldürüldü ve eti yenildi. Meiwes, kurbanını İnternet’teki yamyam tartışma siteleri aracılığıyla buldu ve bu ortam aracılığıyla birbiriyle temas eden binlerce yamyam olduğunu belirtti. İnternet her türde beden modifikasyonunun gelişmesi ve yayılması açısından çok önemlidir. Bir adli psikolog Keith Ashcroft, Meiwes davasının her iki taraf için de aşırı bir sadomazoşizm örneği olarak gördü ve bunu kurbanın penisinin çıkartılması ve tüketilmesine bağlad, her iki tarafın da vücut Dismorfik Bozukluğuna yani söylediğine göre kişileri bacaklarını kopartmaya sürükleyen şeye sahip olduğunu gördü – bu vücut bütünlüğüne ilişkin kimlik bozukluğudur. Söylediğine göre ayrılma “kişi bedenine ve dünyaya bağlı hissetmediği yerde” gerçekleşir, bu beden dismorfik bozukluğunun bir parçasıdır. Ayrılma en etkili bir şekilde çocukluk çağında çocukların şiddetten kaçmaya çalışırken cinsel ve fiziksel istismar yoluyla öğrenilir (Herman, 1992). İlginç bir şekilde Ashcroft Meiwes’in uğraştığı fetişistik davranışı ayakkabı fetişizmine benzetiyor: “İster ayakkabılar ister başka bir şey için olsun tıpkı diğer fetişler gibi stres ve endişe getiren korkunç bir anksiyete. Bunda bir zevk yok. (Wild, 2003) Geleneksel psikologlar davranışların sosyal ve politik açıklamalarını sunmazlar ve muhtemelen psikoloji ve psikiyatride (Jeffreys, 1982) karakteristik olduğu şekilde erkeklerin şiddeti ve kendi kendine zarar mağdurları konularında kadınları suçluyor. Sadece feminist psikologlar (Herman, 1992; Shaw, 2002) bu tür kavrayışlar sunar. Böylece Ashcroft, Meiwes’in annesinin “ zorba ” olduğunu ve kurbanı Brandes’in annesinin bir araba kazasında ölümünden dolayı kendisini suçladığını söylüyor(Wild, 2003). Böyle açıklamalar, bu zararları yaratan erkek egemen kültürlerin güçlerini ve bunların altında yatan muhtemel şiddet davranışlarını gizler.

Polite, friendly' cannibal Armin Meiwes leaves prison for day ...

Bu kitapta daha önce de gördüğünüz gibi Beden Dismorfik Bozukluğu [xxx]davranışını neyin oluşturduğunun tanımları kadınlardan kültürel olarak istenen günlük güzellik uygulamalarının abartılı versiyonlarına benziyor- yani ayna karşısında görünüşü aşırı ve kompülsif bir şekilde ayarlamaya (Phillips, 1998). Bu biçimdeki sakatlama toplumsal olarak onaylanıyor çünkü bunlar kadınları erkeklere karşı cinsel olarak daha çekici yapıyor, estetik ameliyat ve piercing ile dövme yapmanın bazı formları genellikle beden vücut modifikasyonu içerisindeki daha aşırı veya olağandışı dalgadan ayrılır. Buna rağmen ben böyle olması gerektiğinden emin değilim. Örneğin, meme implantasyonunda yer alan ciddi anlamda işgalci cerrahi, eğer bir beden modifikasyon toplantısında gerçekleştirilmişse vahşi kabul edilecektir. Cerrahlar tarafından kadınların görünüşleri hakkındaki sıradan rahatsızlıklarını hafifletmek adına yapıldığında kayda değer görünmez. Vücut bütünlüğüne ilişkin kimlik bozukluğu ve estetik ameliyat arasındaki bağlantı, şunu soran Dan Edelman tarafından yararlı bir şekilde kurulur: “Her iki durumda da kullanılan dil kişinin vücuduna göre bir Ötekilik hissi gerektirdiğinde, yabancı ” bir uzvun çıkarılması ile “eve” ait olmayan karnın ya da yüzün gerdirilmesi kararları arasındaki fark nerede yatar? (Edelman, 2000). Batıdaki bir salgını yani giderek şiddetlenen kendini yaralama biçimlerini dikkate alarak bedene saldırıları nasıl durdurulabileceğinin zamanı belki gelmiştir. Bu kendi kendine zarar verme biçimlerini meşrulaştıran ve teşvik eden moda, güzellik, pornografi ve medikal endüstrileri, erkek egemen batı toplumlarının kadın ve kız çocuklarına ve erkek çocukları ve yetişkin erkekler içerisinde savunmasız olan gruplara verdiği zarardan nemalanırlar.


[i] Andrea Dworkin (1946 – 2005): Intercourse, Pornography: Men Possesing Women, Right-Wing Women ve Woman Hating gibi eserleriyle radikal feminist teoriye önemli katkıları bulunmuş Amerikalı feminist aktivist ve düşünür.  Yazar Sheila Jeffreys Dworkin’inkilere ile çok benzeyen fikirleri sebebiyle“İngiltere’nin Andrea Dworkin”i olarak anılmaktadır.

https://dunyadanceviri.wordpress.com/2019/08/23/andrea-dworkin-1946-2005/

https://dunyadanceviri.wordpress.com/2020/05/15/tum-bunlara-elveda1robin-morgana-bircok-bakimdan-ozurlerimle-1983/

https://dunyadanceviri.wordpress.com/2020/07/23/biyolojik-ustunluk-dunyanin-en-tehlikeli-ve-olumcul-fikri-andrea-dworkin/

Pornografi

Yaşadığımız korkunç zamanlarda ihtiyacımız olan radikal ve vizyoner bir feminist: Andrea Dworkin

[ii] 1994 yılında kurulmuş beden modifikasyonunu konu eden bir internet sitesi.

[iii] Sheila Jeffreys’e ait bir tabir ve aynı zamanda bu kitabın dördüncü bölümünün ismi

[iv] Vücut derisinin kontrollü bir şekilde yakılmasına dayanan bir Beden modifikasyonu tekniği. Aynı zamanda bir BDSM pratiğinin ismi.

[v] https://www.mja.com.au/journal/2003/178/12/risk-taking-behaviour-young-women-australia-screening-health-risk-behaviours

[vi] https://tr.wikipedia.org/wiki/Fakir_Musafar

[vii] 1975’te kurulmuş bir piercing stüdyosu

[viii] Hollanda’da yaşayan Almanya doğumlu yazar ve illüstratör

[ix] https://gezimanya.com/Yazilar/aci-ceken-festival-thaipusam-festivali

[x] https://go.gale.com/ps/anonymous?id=GALE%7CA118543368&sid=googleScholar&v=2.1&it=r&linkaccess=fulltext&issn=10382569&p=AONE&sw=w

[xii] 1945 yılında kurulmuş bir yardım kuruluşu

https://en.wikipedia.org/wiki/Christian_Aid

[xiii] Fransız dansçı ve porno yıldızı. Birçok porno oyuncusu gibi ölümü porno izleyicileri için çok komik bir olaydır:

https://eksisozluk.com/entry/256609

https://eksisozluk.com/entry/1937833

[xiv] Fransız performans sanatçısı

[xv] https://www.amazon.com/Venus-Envy-History-Cosmetic-Surgery/dp/080186254X

[xvi] İlk sayısı 1939’da yayımlanmış Amerika merkezli bir kadın dergisi

[xvii] Eric Vigne 2007 yılında suçlamalardan beraat etti.

[xviii] Victoria Beckham’ın lakabı.

[xix] Kitabın yazımından 2 yıl sonra tıpkı Lolo Ferrari gibi genç yaşta hayatını kaybeden 1967 doğumlu striptiz yıldızı.

[xx] Amerikalı ünlü iş insanı. Anna Nicole Smith ile evlendikten 1 yıl sonra 1995’de hayatını kaybetmiştir.

[xxi] 1954 tarihli Gri’nin Elli Tonu gibi kadın nefretini erotize eden roman. Kate Millett ve Andrea Dworkin  gibi feministler tarafından eleştirilmiştir. O kitabın baş karakterinin ismidir.

[xxii] https://en.wikipedia.org/wiki/Scalpelling

[xxiii] https://wiki.bme.com/index.php?title=Pocketing

[xxiv] Vücuttaki deliklerden geçirilen kancalardan asma işlemi:

[xxv] https://www.youtube.com/watch?v=N2_1bWlwnVk

[xxvi] https://onedio.com/haber/17-ornek-ile-en-cilgin-vucut-modifikasyonlarindan-biri-olan-skarifikasyon-deri-kazitma–584986

[xxvii]

[xxviii] Yüzden fazla gay BDSM uygulayıcısının sorgulandığı bir dava.

[xxix] https://tr.wikipedia.org/wiki/Armin_Meiwes

[xxx] https://tr.wikipedia.org/wiki/Beden_dismorfik_bozuklu%C4%9Fu

KADINLARI KESİP BİÇMEK” için 5 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com' da kurun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: